Öztürk Boya ve Yapı Bryshop.com.tr Bry Boya

BASF Türkiye - Onur Aydemir

Sektörel Haberler

BASF Türkiye - Onur Aydemir
08.11.2012

 

Röportaj

BASF, Türkiye, Kuzey Afrika ve Ortadoğu pazarından Sorumlu Satış ve Endüstri Müdürü Onur Aydemir ile yaptığımız röportajda sektördeki profesyonel özgeçmişi, ürün grupları ve projeleri hakkında konuştuk.

Sayın Onur Aydemir okurlarımıza kısaca kendinizden ve sektördeki profesyonel özgeçmişinizden bahsedebilir misiniz?
1972’de Adana’da doğdum. Ortaokul ve lise eğitimimi Tarsus Amerikan Koleji’nde tamamladım. 1995 yılında İstanbul Teknik Universitesi Kimya Mühendisliği’nden mezun olduktan sonra iş hayatına 1997 yılında BASF Türk’de Boya, İnşaat ve Yapıştırıcı Emülsiyonları Satış Müdürü olarak başladım. 2001 yılında BASF Almanya’da yapıştırıcı emülsiyonları konusunda Türkiye, Güney Afrika ve Rusya’dan Sorumlu Pazarlama Müdürü olarak görev aldıktan sonra 2002 yılında BASF Türkiye’de boya, mürekkep ve plastik pigmentleri, reçine ve yardımcı maddeleri satış müdürlüğü görevini üstlendim.

2005 yılından beri BASF Türk’te boya ve mürekkep segmentleri için pigment, reçine ve yardımcı maddeleri konusunda Türkiye, Kuzey Afrika ve Ortadoğu pazarından sorumlu Satış ve Endüstri Müdürü olarak çalışma hayatıma devam etmekteyim. Evliyim ve üç yaşında bir kızım var.

Okuyucularımıza BASF’nin Türkiye pazarına giriş sürecini ve endüstrideki tarihçesini özetleyebilir misiniz?
BASF Türkiye’de 1880 yılında gerçekleşen ilk satışıyla köklü bir geçmişe sahiptir. BASF, uzun bir süre birçok endüstriyel sektöre kimyasal ürünler sağlamış ve Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana Türk ekonomisine katkıda bulunmuştur. 1970 yılında ise Türkiye’de ilk yerli üretimi gerçekleştirmiştir. BASF’nin dünya endüstrisindeki tarihçesi ise 1865 yılında Friedrich Engelhorn tarafından Almanya’nın Mannheim kentinde kurulmasıyla başlar. BASF özellikle tekstil boyar maddelerinin üretimi için gerekli olan soda (sodyum karbonat) ve anilin gibi hammaddeleri üretmek için kurulmuştur. BASF, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ise sırasıyla naylon, polisitiren ve styropor gibi ürünlerin üretimine başlayarak kimya sektöründeki liderliğini devam ettirmiştir.

BASF, 2006 yılında Engelhard, Johnson Polymer ve Degussa Yapı Kimyasalları’nı, 2008 yılında Ciba ve son olarak 2010 yılında Cognis firmalarını bünyesine katmıştır. Dünyanın lider kimya şirketi BASF olarak portföyümüzde; kimyasallar, plastikler, performans ürünleri ve tarımsal ürünler ile petrol ve gaz yer alıyor. Ekonomik başarıyı, sosyal sorumluluk ve çevresel koruma ile birleştiriyoruz. Toplumun bugüne ve geleceğe dair ihtiyaçlarını karşılamak adına, hemen hemen bütün endüstriyel alanlarda bilim ve inovasyon aracılığıyla müşterilerimize hizmet sunuyoruz. Ürünlerimiz ve çözümlerimiz ile kaynakların korunmasına, sağlıklı gıda teminine ve hayat kalitesinin artırılmasına katkı sağlıyoruz. Kurumsal hedefimiz doğrultusunda; sürdürülebilir bir gelecek için kimya yaratıyoruz. 2010 yılı sonu itibarıyla dünya çapında 109 bin çalışanı bulunan BASF’nin bu dönemde satışları 63,9 milyar Avro olarak gerçekleşti. BASF hisseleri Frankfurt (BAS), Londra (BFA) ve Zürih (AN) borsalarında işlem görüyor.

 

BASF boya sektörü kapsamında hangi ülkelerde faaliyet göstermektedir?
BASF tüm dünyada çok geniş bir ürün yelpazesiyle boya ve mürekkep sektörünün en büyük hammadde tedarikçilerinden biridir. BASF’nin bölgemizdeki yapısını ise kısaca şöyle özetleyebiliriz; "Business Center Türkiye, Ortadoğu ve Kuzey Afrika” olarak faaliyet gösterdiğimiz platform 6 farklı zaman dilimi ile birlikte Türkiye, Orta Doğu ve Kuzey Afrika olmak üzere 3 alt bölgeyi ve 18 ülkeyi içermekte olup ana merkezi BASF’nin İstanbul’daki ofisidir. Bu ülkelerdeki faaliyetlerimiz ayrıca Türkiye’deki emülsiyon ve boya formülasyon yardımcı maddeleri üretimimiz ile başarıyla desteklenmektedir. Bununla birlikte boya ve mürekkep sektöründeki bazı uygulamalarla sınırlı olmak şartıyla Çayırova’daki üretim tesisimizin laboratuarından müşterilerimize teknik destek veriyoruz.

BASF’nin Türkiye’de faaliyet gösterdiği alanlardan, boya sektörüne yönelik ürün gruplarınızdan ve özelliklerinden bahsedebilir misiniz?
Daha önce de bahsettiğim gibi BASF’nin boya ve mürekkep sektörleri için sunduğu ürün yelpazesi oldukça zengindir. Pigmentler, emülsiyonlar, reçineler, UV stabilizatörleri, foto başlatıcılar ve boya formülasyon yardımcı maddeleri BASF’nin bu sektörlere sunduğu başlıca ana hammaddelerdir. Ayrıca "kimyasallar” bölümümüzün de bu sektörlere sunduğu çeşitli hammade ve solventler mevcuttur. BASF’nin son yıllarda bünyesine kattığı Engelhard, Johnson Polymer, Ciba ve Cognis gibi alanında uzman kuruluşların kurum kültürümüzün zenginleşmesindeki olumlu katkısıyla birlikte aynı zamanda boya ve mürekkep sektörüne sunduğumuz ürün, uygulama ve çözümlerin çeşitlenip zenginleşmesinde büyük bir rol oynadıklarını rahatlıkla söyleyebilirim.

Boya ve mürekkep sektörlerine sunduğumuz ana hammadde gruplarını şöyle sıralayabiliriz: Pigmentler: Organik pigmentlerden başlayarak, efekt ve fonksiyonel pigmentler ile devam eden anorganik pigmentlere kadar uzanan geniş ürün yelpazesiyle büyük bir renk indeksi aralığına hitap edebilen dünyanın lider pigment üreticilerindeniz. Emülsiyon ve Reçineler: Su bazlı, UV ile kürleşen ve solvent bazlı boya ve mürekkep uygulamalarında kullanılmak üzere stiren, akrilik, aldehid, polyizosiyanat, melamin formaldehid gibi çok çeşitli kimyaları içeren zengin bir ürün portföyüne sahibizPerfromans yardımcı maddeleri: Yüksek dayanımlı otomotiv, endüstriyel ve ahşap boyalarının dış hava şartlarından korunmasını sağlayan Benzefenon (BP), Benzotriazol (BTZ), Hidroksifeniltriazin (HPT) ve HALS gibi çeşitli kimyaları içeren çok geniş bir portföydeki UV stabilizatörleri ile birlikte UV ile kürleşen sistemler için çok amaçlı ve fonksiyonel foto başlatıclar ve ısı dayanımı için antiokisadanlar. Formülasyon yardımcı maddeleri: Hali hazırdaki mevcut boya ve mürekkep yardımcı maddeler grubumuza 2010 yılında Cognis’in BASF bünyesine katılmasıyla birlikte nerdeyse tüm boya ve mürekkep uygulamalarına hitap edebilen çeşitli kimyalardaki köpük kesiciler, reoloji ajanları, dispersantlar ve ıslatıcı ajanlar ile bu konuda dünyanın lider üreticilerinden biri konumundayız.

Sektöre sunmayı hedeflediğiniz yeni ürün ve projeleriniz bulunmakta mıdır?
Son yıllarda yeni ürün grubu deyince hepimizin aklına yenilikçi, çevre dostu, gıda temasına uygun, fonksiyonel ve estetiği öne çıkaran ürün ve çözümler gelmektedir. Isı yönetimini sağlayan pigmentler, uçucu organik bileşeni olmayan emülsiyon ve reçineler, gıda temasına uyumlu reçine ve foto başlatıcılar, kendinden disperse olabilen pigmentler boya ve mürekkep üreticilerine sunduğumuz yeni ürün ve uygulamalarından bazılarıdır.

Ayrıca mika ve alüminyum bazlı efekt pigmentlerimiz ile otomotiv boyalarının ötesinde dekoratif inşaat boyalarında, toz boyalarında ve genel amaçlı endüstriyel boyalarda estetiği öne çıkarmayı amaçladığımız projelerimiz var. Ayrıca yüzey ısınmasını minimum seviyede tutarak güneşten gelen ve ısıya neden olan kızıl ötesi ışınlarının daha çok geri yansımasını sağlayan pigmentler ile boyaların ısı yalıtımı daha doğrusu ısı yönetimi konusunda daha aktif rol almalarını sağlayan projelere önem veriyoruz.

 

Günümüz konusu olan global ısınma ve çevre konusuna değinmemiz gerekirse firmanızın ve ürünlerinizin çevre hassasiyeti hakkında bilgi verebilir misiniz?
BASF’nin üçlü sorumluluk ilkeleri ve amaçları doğrultusunda tüm üretim aşamalarında insan sağlına, güvenliğe ve çevreye büyük bir önem verilmektedir ve bu ilkeler büyük bir titizlikle uygulanmaktadır.

Global ısınma konusunda yine birden fazla BASF iş biriminin çok sayıda ürün ve projesi bulunuyor. Sanırım en çarpıcı örnek sıfır enerjiye yakın evlerin yani bir başka deyişle çok düşük ısınma maliyetlerine sahip evlerin BASF ürünlerinin kullanımıyla mümkün kılınmasıdır. Böylelikle BASF, enerji verimliliği konusundaki tecrübesini ve bilgi birikimini, Avrupa’da yenilenen ve inşa edilen yapılarla da kanıtlamıştır.

Sizce genel olarak Türkiye’nin yurt dışı boya sektöründeki konumu nedir?
Senelik boya üretim kapasitesi yaklaşık 1 milyon tona ulaşmış olan Türkiye her ne kadar Avrupa’da ve bölgede söz sahibi bir konuma gelmiş olsa da nüfusa kıyasladığımız da 7-8 kg’lık kişi başı boya kullanım miktarının gelişmiş ülkelerdeki 20 kg’a kadar çıkan kişi başı boya tüketiminin altında olduğunu görüyoruz. Ayrıca yurt dışı boya sektörleriyle kıyasladığımda Türkiye’de daha yüksek fiyat ve kalite segmentine giren anti-korozyon, otomotiv, mobilya ve toz boya gibi boyaların üretiminin tüm boya üretimindeki payının daha da artması gerektiğini düşünüyorum. Tabii ki bu da kısmen değer zincirinde yapılan yatırımların devamlılığı ile bağlantılıdır.

Diğer önemli ve geliştirilmesi gereken bir konu ise Türkiye’de özellikle inşaat ve mobilya boyaları grubunda hala solvent bazlı boyalarının kullanılmasıdır. Gelişmiş ülkelerde solvent bazlı boyaların özellikle inşaat boyalarındaki payı neredeyse yok denecek kadar azdır ve mobilya sektörü de artık su bazlı ve UV ile kürleşen boya teknolojilerinden faydalanmaktadır. Yurtdışı pazarlarında, özellikle Türki Cumhuriyetler, Kuzey Afrika ve Orta Doğu’da Türk boya firmalarının aktiviteleri gurur verici düzeyde. Rekabet gücü ve lojistik açıdan sanırım gelecek yıllarda Türk boya üreticilerinin bu ülkelerde üretim yapacak şekilde direkt yatırımlarına daha çok şahit olacağız.

Son olarak sektöre ulaştırmak istediğiniz bir mesajınız var mı?
Estetiğin, duyguların, renklerin, fonksiyonelliğin, çevre bilincinin ve kalitenin öne çıktığı, kendini ve son kullanıcıyı sürekli geliştiren bir boya sanayi bu sektörde faaliyet gösteren bizlerin en büyük çalışma motivasyonu olacaktır.

30.04.2012




 


  • Polisan Home Cosmetics
  • Hempel
  • Hemel
  • Ünlü Boya
  • Pulver
  • Baslac
  • Henkel
  • Meguiar's
  • Dyo